dyarali

Wednesday, December 01, 2010

2 Aralık 2010





















































 


























Bugün     2 Aralık 2010          26 Zilhicce 1431 T.Sani: 19 Kasım 25 Mars'a ilk vasıta indi (1974)-Karadeniz Teknik Üniversitesi'nin açılışı (1962)


HADİS-İ ŞERİF


Akıllı kimse, nefsini hesaba çeken ve ölümden sonrası için çalışandır. Ravi: Tirmizi


 


ASHÂB-I KEHF


Ashâb-ı Kehf, Şâm yakınlarında bir şehirden, her biri­si asilzade birkaç yiğit idiler. İsimleri; Yemlîhâ, Mislînâ, Mekselinâ, Mernûş, Debernuş, Şâzenûş, Kefeştetayyûş idi. Beldenin Kralı Dakyânus ilâhlık dâvasına kalkmış, halkını kendisine taptırıyordu. Allâhü Teâlâ gençlere hi­dâyet verdi ve birliğini kalplerine ilham etti. Onlar ihlâs-la müslüman oldular.


Bu haber Dakyanus'a ulaşınca onları huzuruna ge­tirtti ve dinlerinden dönmeğe zorladı. Onlar, Allâhü Teâlâ'ya itaatkâr kaldılar. Gece olunca şehri terk ederek civarda bulunan dağdaki bir mağaraya sığındılar. Kıtmîr diye seslendikleri köpekleri de onları takip etti. Orada yattılar, uyudular. Kıtmîr de ön ayaklarını mağaranın kapısı önüne uzattı, başını iki ayağının üstüne koydu ve yattı, uyudu.


Mağarada 309 yıl kaldılar. Kral Dakyanus'tan sonra şehre Hz. îsâ'nın (a.s.) dininden yeni beyler geldi. Onlar zamanında öldükten sonra dirilmeyi inkâr edenler çıktı, nicelerinin itikadı bozuldu. Allâhü Teâlâ da ölümden sonra dirilmenin hak olduğunu göstermek için onları uyandırdı. Ashâb-ı Kehfin haberi duyulunca bütün halk itikadını düzeltti.


DÜNYÂ VE ÂHİRETTE AFİYET İSTE


Peygamber Efendimiz (s.a.v.), hasta bir adamı ziya­ret etti. Hastalıktan zayıflamış, kuş yavrusu kadar kal­mıştı. Resûl-i Ekrem ona "Sen duâ etmez miydin, Rab-binden âfiyet^dilemez miydin?" diye sordu. Adam dedi ki: "Allah'ım! Ahi rette bana vereceğin bir ceza varsa onu tez elden bana dünyâda ver! diye dua ederdim" dedi.


Bunun üzerine Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle bu­yurdu: "Sübhânallâh! Şen buna takat getiremez, güç yetiremezsin. 'Rabbena âtinâ fi'd-dünya haseneten ve fi'l-âhireti haseneten ve kına azâbe'n-nâr' diye dua et­sen ya!.." Sonra o kimse böyle duâ etmeğe devam etti ve iyileşti. Bu duanın meali şöyledir: (Allah'ım! Bize dünyâda ve âhirette iyilik ver ve bizi cehennem azabından koru)


 


FIKRA


 


Cenevre Tarım Konferansı'nda katılımcıların her biri yaptıkları çalışmaları ve sonuçta gerçekleştirdiklerini verim artışını anlatıyorlarmış. Sıra Temel'e gelince;


- Kuru fasulyeye gül aşıladuk!


- Peki, bunu niye yaptınız?


- Yellenince gül kokayi!..


GÜNÜN SÖZÜ


 


İşi çok olanların gözyaşları için vakitleri yoktur. LORD BYRON


YEMEK MENÜSÜ


·          MERCİMEK ÇORBA


·          KIYMALI BEZELYE


·          PİRİNÇ PİLAVI


·          TAHİN HELVA


ÇOCUĞUNUZA İSİM


Erkek: ŞEYBAN: (Ar.) Er. - Saçlarına ak düşmüş yaşlı kimse. Moğol hükümdarlarından birisi.


Kız: ŞEYBE: (Ar.) Ka. - Saçlarına ak düşmüş yaşlı kimse. Moğol hükümdarlarından birisi.


MANİ


 


mardin mardin içinde
mardin dağlar içinde
mardine dokunmayın
çünkü sevdiğim içinde


KARİKATÜR


 


BİLMECE


Temel, kaç yaşında olduğunu niye bilmiyormuş?


Cevabı Yarın.


Dünkü Cevap: (İkinci olur)

 




0 Comments:

Post a Comment

<< Home